26 Ağu 2008

...




ikimiz bir tek kişi gibi olduk
yüzlerimiz yok
bedenlerimiz yok
sadece tek bir siyahlığın içinde ikimiz varız

23 Ağu 2008

I Kissed A Girl

aslında bir konu var

aslında bir konu var
neden konuşamayız
neden hep suskunsun
ben güzelim kadınlar berbat
neden buna gülmezsin
neden hep mutsuzsun
sorular sorunca dersin ki
neden çocuksun neden büyümezsin
elimde cevabım yok
olsa neye fayda, yüzün bana dönmez ki

ağzımda hep tadı var
üzüm gibi paslı bitince bitmez
hem yarası hem dikeni var
batırır beni de yaralar
acıtır sabahlarımı

birileri var birileri var
birileri yine sarhoş
birileri yaz birileri kış
birileri önce
birileri bize apaçık birileri pişman
birileri bize çok acı
birileri çok acı
birileri bize çok acı getirdiler
birileri farkında birileri farketmedi
birileri sağ birileri sol birileri farketmdi
onu bunu görmedi
bu da sana hiç yetmedi

üçgen gezegenleri meşhur cinayetleri
yine onu vurdular yine ona bam
yine geri sar yine sarhoş
yine benden uzak kalmış
beni terketmedi, beni bırakıp gitmedi

bir yanı tura bir yanı yazı
bir yanı da bana kalmış
yine ona ne güzel seslendiler
yine gözü apaçık, gözleri apaçık
birileri bize çok acı çektirdiler.

Yapraktı

Bir başka yolculuk dalından düşmek yere,
Yaşadığından uzun;
Bir tatlı yolculuk dalından inmek yere.

Ağacın yüksekliğince,
Dalin yuksekligince ruzgarda;
Ve bir yeni ömür
Vardığın çimen yeşilliğince.

Can Yücel

Mengen'de İki Kişiyiz

Yaklaşık 4,5/5 saat süren yolculuğumuza kapımın önünden daha doğrusu kozyatağından başlamış bulunduk...sabah 7 mi ne? Erken bir saat pek de erken değil tatile çıkmak için sabırsızlanıyoruz ikimizde
Elimde bavul ayağımda terlikler şakıdı şakıdı çıkarak merdivenleri yanına gidiyorum arabadan iniyor gözünde güneş gözlükleri üzerinde aaçık renk bir t-shirt yüzünde hafif karizmatik bi gülüş... "-Hoşgeldin aşkım"

İnanamıyorum hemen hemen 1 hafta boyunca birlikte olacağız her saniye her dakika her saat ve 1 haftanın her bir günü...

Biniyoruz arabaya eli elimde aşırı mutluyum öncesinde de pekgörüşemedik zaten...
El ele kullanıyoruz arabayı:) başım omzunda içim gülümsüyor artık yüzümü aştı...

Getirdiğimmüzik cdlerine, hazırlamış olduğu yol müziklerine bakıyoruz o ilk birlikte olma şoku(sevinci)nu atlattıktan sonra...

Sertap, Dolapdere, Red Hot, Sezen...

Eli elimde...

Uuup uzun yolları gitmeye başladık koocaman köprülerden geçtiikk kappkaranlık tünellere girdik ve sonrasında güneşi gördük...

Kocaeli - İzmit...

Durup kahvaltı yapalım mı?

Her şey okadargüzel oluyor ki birlikte olunca...

Kahvaltı için mola veriyoruz. Abuk Dinlenme Tesisleri

Kahvaltımızı yapıp yola devam ediyoruz. "-Hindiba'nın telefonu varmıydı sende?"
"-Hayır! almadın mı?"
"-Unuttum, unutmadım da yolda bağlantı olan bir yerden buluruz nasıl olsa "

Aç leplapı bağlan ... bağlantı yok açtelefonu araarkadaşları ara uyuyorlar...

Hakan! Hakan uyumaz uyusa bile uyandırırız bulur o bize
"-Alo? Hakan uyuyomuydun?"
"-Hayır,"
"-Hakan İmdat! Pansiyon'un telefonunu almamışız ikimizde kurtar bizi züpermen!"
"-Hemen uçuyorum!..  "
5 dk sonra;
"Hakan: adres Mengen Kıyaslar Köyü Kaynarca Mevkii Yedigöller yolu 3. km Mengen/BOLU
Telefonları ise;(0541) 601 69 52 - (0545) 651 77 09 - (0532) 600 69 52

Kıpkısacık süren yolculuğumuz sonunda Bolu'ya girdik...
Bolu... Mengen... Yemyeşil, Göller, ağaçlar, sinekler, göller, ağaçlar, göller ve ağaçlar...

Sonunda Mengendeyiz KOCAMAN bir tencere başında da bir usta...





to be continued

21 Ağu 2008

Suların Sultanı

Hangi kapının önüne diz çöktün bir bak
Hangi hayale kandın bunca zaman
İstediğin tüm resimleri çizdim işte
Hayaline boyandım
Dolandım
Deliler gibi ...>>>

Mehmet Talha Onuk

19 Ağu 2008

Acıktım:)

Kovalar gibi dolup taşan boşaltılan sonra tekrar doldurulup tekrar boşalan bir gönlüm var...

Dinginliğe ihtiyaç var...

Huzura aç
Merhamete aç
Temizliğe, edebe aç
Saygıya, sevgiye aç
Güzelliklere, özelliğe aç
Tebessüme, hayırlara aç
Ruhsuzların arasında çırpınan Ruhu aç

Doyurabilir misin?

18 Ağu 2008

Kimliksizim


Kimliğimi kaybettim
Geldiğim yolda.
Üzerinde sicil numaram,
Kalubela'dan verilen...
Bir de adım var.
Sahi bulursanız söyleyin,
Ben kimim?
Ben kimim?


Valla kaybettim.

Türkiye'ye Striptizci Lazım



Şili’de aşırı ahlakçıları protesto etmek amacıyla başkent Santiago metrolarında izinsiz striptiz gösterileri yapan genç kız, şimdi sokak lambalarına tırmanarak gösteri yapıyor.

Şili polisi 26 yaşındaki genç dansçı Monserrat Morilles ile baş edemiyor.
Monserrat Morilles aşırı ahlakçılığın Şili toplumunda hoşgörüyü yok etmesini eleştirmek için trenlerde ve sokaklarda striptiz yaptığını söylüyor.

Daha önce trenlerde yaptığı gösterilerde çocukların olmadığı vagonları seçen Morilles, uzun süre yakalanmayınca efsane haline gelmişti.



Kendimi en çok bilediğim de şu ahlak bekçileridir. Türkiye'de olduğu gibi Şili'de o özgürlükler ülkesi diye bildiğiniz Amerika'da (her yerinde olmasa da) ahlak bekçilerimiz mevcut gönlünüz rahat olsun efendim bekçilerimiz var ahlak(!) elden gitmiyor...

Lazım mı değil mi?

Lazım lazım...

Kadınlara yer vermem!

Akşam gece yarısına yaklaşıyor...
Edirnekapi-taksim son otobüsü...

Adamın biri leş gibi kokuyor (parfüm) kilolu da biraz, duzgun giyimli, şivesinden belli, doğulu...

Şoförün hemen arkasındaki koltukta oturuyor otobüs tıklım tıkış zaten...

Pek yaşlı olmayan bir adam biniyor... Bizim başrol oyuncumuz fırlıyor hemen "-gel amcam gel, buyur otur şöyle" adam daha parasını vermeden adamı oturtmaya çalışıyor neredeyse kucağına -kucağına çünkü adamı görmesiyle oturtmaya çalışması bir oluyor saygılı kıromuzun, yer vermek adına-

Neyse adam oturuyor rahatlamış ve mutlu o saatte istiflenmiş otobüste oturabilmekten yüzünde bir huzur ifadesiyle bizimkine bakıp teşekkür ediyor...
Bizimki ne dese beğenirsin?

"Kadın olsan yer vermezdim amca yaşlısın diye veriyorum bak..."

afallayıp kalıyorum bu cümleyi duyunca hemen arkasında oturduğum için de direkt lafı gözümün içine bakarak söylüyor -ya da ben adamı çok kafama taktığımdan bana öyle geliyor-

Ne denir ki kibar, saygılı kardeşime.. Senin saygı anlayışını seveyim ben

Başlık İşte!

Benliğim,

geride kalmış geldi bir an, çocukluğum gibi, hayatın içine zorla sokulmuş beynim sadece otomatik şeylere çalışan vücudum hayatı unutmuş gibi...

Monoton kelimesi bile monoton gelmişken şu zamanda söylenecek yazılacak şeyleri bile insan içinde tutmak istiyor yazdiği zaman da sıkılıyor zaten tıpkı benim gibi...

aynı kelimeler, kişiye özel cümleler, kendini tekrarlayan insanlar. kimin yazdığını görmeden yazıyı okudugunda kimin yazdiğini söyleyebiliyorsan okuma bidaha.

3 nokta tekrarları arada hep sıkışıp kalan virgüller bağırıpta sesimi duyuramadığım ünlemler yazmak bile sıkıcı mı artık?

...yazma o zaman, yazma!

6 Ağu 2008

Orgazm ile hayatiniz bitiyor...

Yasamin en tatsiz tarafi sona eris seklidir.
Süphesiz ki yasami tersten yasamak daha güzel,
hatta mükemmel olurdu.
Nasil mi ?
Cami'de uyanýyorsunuz. bir tahta sandık içersinde,
Herkes karşınızda saf durmuş, iyiliğinize dua ediyor
Ve tüm haklar helal edilmis vaziyette.
Tabuttan dogruluyorsunuz, yasli, olgun ve agirbasli olarak.
Herkes etrafinizda, büyük bir itibar, iltifatlar,
Cocuklar torunlar hepsi hazir.
Arabaniza kurulup evinize gidiyorsunuz.
Dogar dogmaz devlet size maas bagliyor, aylik veya
üc ayda bir maasinizi aliyorsunuz.
Ne güzel, hazir maas, hazir ev...
Altmisli yaslara kadar hersey garanti, huzur içinde yasiyorsunuz.
Sagliginiz gittikce duzeliyor, kaslar gucleniyor, kuvvetleniyorsunuz.
Bir gün calismak istiyorsunuz ve ise ilk
Basladiginiz gün size hos geldin hediyesi olarak
Bir plaket ve altin kol saati veriyor patronunuz..
Ve Genel Müdürlük veya bunun gibi yüksek bir
Makamdan tecrübeli bir insan olarak ise basliyorsunuz.
Herkes karsinizda elpence divan...
Vücudunuzda da bazi hosa giden hareketler de basliyor.
Gittikçe zayifliyor forma giriyorsunuz.
Diger hormonal aktiviteler artiyor,
Fevkalade.....
Aman ne güzel günler basliyor...
Derken birgün patron size artik 'üniversiteye gitsen daha iyi olur' diyor.
Bu arada babaniz ortaya cikmis, 'fazla calistin' diyor .
Artik eve don, isi birak, okumaya basla, harcligin benden olsun...
Keyfe bakar misiniz ?
Okudugunuz dersler gittikçe kolaylasiyor.
Ekmek elden, su gölden bir dönem basliyor.
Partiler, diskotekler, kizlarin - erkeklerin sayisi artiyor.
Derken anne ve babaniz sizi goturup getirmeye basliyor,
Araba kullanma derdi de yok artik...
Günün birinde sizi okuldan da aliyorlar,
'evde otur, keyfine bak, oyuncaklarinla oyna' diyorlar...
Mamaniz agziniza veriliyor, zaman zaman altinizi bile temizliyorlar,
hatta bu durum aliskanlik yaratiyor ve hiç tuvalet
Kullanmamaya basliyorsunuz.
Derken anneniz bir gün size süt verme kararini aliyor
ve baska bir keyifli donem basliyor.
Mama artik her yerde, her an ve en taze seklinde hazir.
Bir gün karanlik ilik ve sicak bir ortama giriyorsunuz.
Beslenmek icin agzinizi acmaya dahi gerek yok, bir kordondan besleniyor,
sicacik,yumusacik, gurultu ve patirtisiz bir ortamda yasiyorsunuz.
Kuculuyor, kuculuyor, ufacik bir hücre halini aliyorsunuz.
Ve günün birinde müthis keyifli bir orgazm ile hayatiniz bitiyor....
CAN YÜCEL

Küçük Yüreklerim...


Her sabah gördüğüm her gün konuştuğum omzunda ağladığım yüzüne baktığım sırlarımı paylaştığım sevdiğim nefrete ttiğim insanlardan okadar farklı okadar samimi yüzler...























RiaTalks Zengin İnternet Uygulamaları ve Web 2.0 Konferansı



Anlaşılmaz Dostluklar... :)



X:
bayayaro
X:
babayaro
Y:
devamı varmı?
Y:
kelime türet gibi oldu
X:
yok ilkini yanlış yazdım
Y:
nelinki
Y:
lnkmi yazdın
X:
linki değil ilki
X:
yani birincisi
Y:
ne dion be
X:
hayata dair...
X:
bu konuşmayı kopyalayıp saklicam

4 Ağu 2008

Bir Gece Ansızın Gelebilirim...


Bu kadar yürekten çağırma beni
Bir gece ansızın gelebilirim
Beni bekliyorsan, uyumamışsan
Sevinçten kapında ölebilirim


Belki de hayata yeni başlarım
İçimde küllenen kor alevlenir
Bakarsın hiç gitmem kölen olurum
Belki de seversin beni kim bilir


Kal dersen, dağlarca severim seni
Bir deniz olurum ayaklarında
Aşk bu özleyiş bu, hiç belli olmaz
Kalbim duruverir dudaklarında.


Ya da unuturum kim olduğumu
Hatırlamam belki adımı bile
Belki de çıldırır, deli olurum
Sana kavuşmanın heycanıyla


Aşk bu, bilinir mi nereye varır
Ne durdurur özlemini, seveni
Bakarsın ansızın gelebilirim
Bu kadar yürekten çağırma beni.

2 Ağu 2008

Mistik

Vikipedi:

"Mysticism Yunanca μυστικός (mystikos) yani Eleusis Gizemlerine "katılan kişi" (initiate) ve gizemlere katılım anlamına gelen μυστήρια (mysteria) terimiyle ilişkilidir. Kelimenin kökeni hakkındaki görüşlerden biri Yunanca'da dudak ve gözleri kapamak anlamına gelen mueinden geldiği yönündedir. Ancak günümüzde mistisizm kelimesi Eleusis gizemlerinden daha çok Neoplatoncu manevi hakikat veya Tanrı ile doğrudan deneyim, sezgi veya içe bakış yoluyla özdeşleşme veya yeni bir idrak seviyesine varma anlamında kullanılmaktadır. Bu deneyim yoluyla bilgeliğe ulaşılır."

Harry Potter fırtınasına kapılan yaşlı cocuklardan bırı olarak bana cok mistik cekici ve egzotk :) gelen bukonuda yazacak cok sey var sanirim...

Buyuler buyuculer kullanılan asalar eskı tozlu buyuculerce kullanılmıs buyu kitapları kiliseler 1900lü yıllar Ingilteresi ve bu tarz yasanmıs yerler yasayan kısı aksesuarları ibade edlen yerler inandıkları seyler ler lar ler lar...

Cok cekıcı ve etkıleyıcı Hary Potter ın bendki etkisi de bu sanırım...

Bu konuda yazmaya devam etmeli (unutmazsam)

1 Ağu 2008

Fare Şehri





Eleştirmenlerce yılın en beğenilen filmi olan Fare Şehri, şımarık, evcil bir fare olan Roddy St. James'in maceralarını anlatıyor. Roddy, istediği her şeyi elde edebileceğini düşünen, lüks içinde yaşayan bir asilzadedir ta ki ninja kurbağalar, fare uşaklar ve şarkı söyleyen sümüklü böceklerin yer altındaki hareketli dünyasına yollanana kadar ...