yalnızlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yalnızlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Kas 2013

Kaç türlü yalnızlık vardır?




Yalnızlık sadece yalnızlık mıdır? Sebebi, yeri, zamanı ne olursa olsun o duygu, aynı duygu mudur? Az yalnızlık, çok yalnızlık diye bir şey olabilir mi?

Ne bileyim, mesela bir cam kesiği gibi...

Herkes elini camla keser ama bazılarının canı daha mı çok acır? Yoksa acı aynıdır da, o daha mı çok hisseder?

Yani acı eşiği gibi, bir yalnızlık eşiği var mıdır?

Vardır herhâlde...

Türleri olduğuna göre...

Bildiğimiz kaç tür yalnızlık var?

Kalabalıklar içinde yalnızlık...

Evliliğinde yalnızlık...

Düşüncelerinde yalnızlık...

Aklıma ilk gelenler bunlar. Biraz daha zorlasam uzun bir liste çıkarabilirim ama yalnızlığın şu türü herhâlde aklıma gelmezdi:

Ele güne karşı yalnızlık...

Yalnız olmaktansa!..

Toronto Üniversitesi‘nden bir grup psikoloğun yaptığı araştırmaya göre, insanlar çevrelerine karşı yalnız olma korkusu yaşıyorlarmış.

Yani yalnız olmaktan değil, yalnız sanılmaktan, anılmaktan...

Veya sosyal hayata yalnız katılmaktan korkuyorlar.

Hatta sırf bu yüzden birçokları, ilişki yaşarken hayal ettiğinin, olması gerektiğini düşündüğünün daha azına razı geliyormuş.

Psikologlar insanların çevreye karşı yalnız olma korkusunun partner seçimindeki etkisini anlamak için bir dizi araştırma yapmış.

Araştırma sonuçlarına göre, insanlar yalnız olmaktansa ortalamanın altında bir ilişkiyi yeğliyor veya çok da anlaşamadıkları biriyle ilişkiyi devam ettirmek için çabalıyorlarmış.

Bunu biliyorduk da, sebebinin “el âleme karşı yalnızlık korkusu“ olduğunu bilmiyorduk.

Nasıl bir korkuysa...

Genlerimize kadar işlemiş nasıl bir tarifse!

Kötü bir şey!

Acı veren bir şey!

Bazılarının ruhu...

Pekii...

Bütün yalnızlıkların tadı acı mıdır?

Hepsi acı, korku, huzursuzluk mu verir?

O kötü tariften başka bir yalnızlık tarifi yok mudur?

Mesela öteki yarısını aramayan...

Hatta belki öteki yarısı bile

olmayan...

İnsanlar yok mudur?

Vardır.

Çünkü:

Bazılarının ruhu yalnızdır...

Arkadaşları, eşi-dostu, arayanı-soranı, seveni-sevmeyenine rağmen...

Kimsenin öteki yarısı olmaz.

Olamaz mı?

Olur.

O da:

Yalnızlıklar içinde kalabalıktır...
Dilek Önder

15 Mar 2012

Hadi Uyan Artık


Artık bitti galiba, çocukluğun, hayatının en iz bırakan dönemi artık bitti.

Şimdi hırsın, öfkenin, iradesizliğin ve yüzsüzlüğün kucağına atlama zamanı, artık dünyaya gelme zamanı.

Hıçkırarak ağladığın günlerin artık bitti, şimdi gözyaşlarını arabeskvari kalbine akıtma zamanı,

Artık bitti şımarıklıkların, sevgi arsızlığın şimdi sevgisiz yaşamayı öğrenme zamanı, şimdi duyguların değil aklın zamanı.

Ama üzülme sadece sen değilsin bunu yaşayan senin gibileri de var.
Ve üzülme sadece seni koparıp atmıyolar kendi dünyandan, diğerlerini de attılar daha önce.


Hadi uyan artık, atlarken sana dayattıkları dünyanın içine, paraşütünü açmayı unutma...